
Şelasyon tedavisi için en çok kullanılan yöntemlerden bir tanesi, ağır metal detoksu görevini gören şelasyon kokteylidir.
Şelasyon nedir diye soran kişiler için şealsyon tanımı, ağır metal zehirlenmesi tedavisi olarak yapılabilir. Şelasyon tedavisi, bazı kişilerin ağır metal zehirlenmesinden mustarip oldukları durumlarda tek tedavi yöntemi olarak görülebilir. Vücutta cıva fazlalığı belirtileri gibi semptomlar görülmesi durumunda hekimin analizlerine göre şelasyon kokteyl tedavisine başlanabilir. Şelasyon tedavisinde IV kokteyl kullanımı, en çok tercih edilen yöntemler arasındadır. Şelasyon kokteyl, ağır metallerin vücuttan atılmasında büyük yardımcı olabilir.
Ağır metal detoksu nedir ve ağır metal detoksu nasıl yapılır gibi soruların yanıtları, ağır metal zehirlenmesi yaşayan kişiler için hayati önem taşıyabilir. Ağır metal detoksu yapanlar bazı yöntemler ile ağır metallerin vücuttan atılmasını sağlayabilirler. Bu yöntemler başlıca, özel beslenme programı oluşturmak ve IV şezlasyon kokteyl tedavisinden yararlanma şeklindedir.
Ağır metal detoksu için kullanılan beslenme programları, vücuttaki ağır metallerin temizlenmesine yardımcı olmak amacıyla belirli gıdaların tüketimini içerir. Özellikle, taze sebzeler, ameyveler, yeşil çay, sarımsak gibi antioksidanlar açısından zengin gıdalar tercih edilir. Aynı zamanda, toksinlerin vücuttan atılmasını teşvik eden lifli gıdalar ve bol su tüketimi de önemlidir.
Şelasyon terapisi, ağır metallerin vücuttan atılmasını hızlandırmak için kullanılan bir tıbbi prosedürdür. Bu prosedür sırasında şelasyon ajanları adı verilen özel ilaçlar damar yoluyla vücuda verilir. Bu ilaçlar, ağır metalleri bağlayarak ve böbrekler aracılığıyla idrar yoluyla atılmasını sağlar.
Vücudun ağır metalleri temizleme amacı ile verdiği tepkiler; ağır metallerin vücuda girişini sınırlama, bağlama ve inaktive etme, böbrekler aracılığıyla atma ve antioksidan savunma mekanizmalarını içerir. Karaciğer, ağır metalleri etkisiz hale getirerek ve bağlayarak toksinlerin zararlı etkilerini engellemeye çalışırken, böbrekler fazla metalleri idrar yoluyla atarlar. Lifli gıdalar, ağır metallerin bağırsaklardan geçişini azaltabilir ve antioksidanlar oksidasyonu azaltarak hücresel hasarı önleyebilirler. Ancak, yüksek maruziyet durumlarında bu sistemler yetersiz kalabilir ve bu durumlarda tıbbi müdahale şarttır.
Vücuttan cıva atılması, genellikle karaciğer ve böbrekler gibi organlar aracılığıyla gerçekleşir. Karaciğer, cıvayı bağlama ve inaktive etme yeteneğine sahiptir, bu nedenle cıva molekülleri burada tutularak toksik etkileri sınırlanır. Daha sonra bu bağlı cıva bileşikleri, safra ile birleşerek bağırsaklara taşınır ve dışkı ile vücuttan atılır. Ayrıca, böbrekler idrar üretirken bazı cıva bileşenlerini filtreler ve idrarla vücut dışına atar. Ancak, cıva maruziyeti çok yüksekse ya da vücuttaki cıva birikimi fazlaysa tıbbi müdahale söz konusu olmadan civanın atılması mümkün olmayabilir. Çeşitli yollar ile vücuda giren civa, kişinin ölümüne bile neden olabilir.
Ağır metal zehirlenmesini tetikleyebilecek vitaminler a vitamini gibi vitaminlerdir. A vitamini (retinol), vücut için hayati öneme sahip bir vitamin olup, göz sağlığını destekler, bağışıklık sistemini güçlendirir ve hücrelerin normal işlevlerini sürdürmelerini sağlar. Ancak aşırı A vitamini alımı, ağır metal zehirlenmesi gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle karaciğerde depo edilen A vitamini, aşırı alındığında vücutta birikir ve toksik etkilere neden olabilir. Ayrıca, cıva, kurşun ve arsenik gibi ağır metallerle temas halindeyken yüksek A vitamini seviyeleri, bu metallerin toksik etkilerini artırabilir.
C vitamini (askorbik asit) sinir sistemine ve daha birçok şeye iyi gelen bir vitamindir. C vitamini, antioksidan özelliklere sahiptir ve vücutta serbest radikallerin neden olduğu oksidatif stresi azaltmada önemli bir rol oynar. Bu, ağır metallerin neden olduğu hücresel hasarı hafifletmeye yardımcı olabilir. C vitamini, bazı ağır metallerin vücuttan atılmasını kolaylaştırabilir. Özellikle kurşun, cıva ve kadmiyum gibi metaller, C vitamini ile bağlanarak suda çözülebilir bileşikler oluşturabilirler ve bu sayede idrar yoluyla ağır metal atılması kolaylaşabilir. Özetle C vitamini, sinir sistemi yardımcısı olma görevine ek olarak ağır metal atılması konusunda da yardımcı olabilir.
Magnezyum ve çinko, bağışıklık sistemini güçlendirme gibi birçok olumlu etkiye sahiptirler. Magnezyum ve çinko kullanımı, ağır metal zehirlenmesini tedavi etmek için doğrudan bir yöntem değildir. Ancak bu mineraller, vücuttaki bazı ağır metallerin etkilerini hafifletebilir ya da ağır metal zehirlenmesinin önlenmesine yardımcı olabilirler. Örneğin, çinko, kurşun zehirlenmesini hafifletmede etkili olabilir çünkü kurşun ile rekabet edebilir ve vücuda daha fazla kurşunun girmesini engelleyebilir. Ayrıca, magnezyum, bazı ağır metallerin vücuttan atılmasına yardımcı olabilir. Ancak bu minerallerin kullanımı, ağır metal zehirlenmesini tedavi etmek ya da engellemek için tek başına yeterli değildir. Buna ek olarak çinko bakır takviyesi gibi takviyeler de ağır metal zehirlenmesi için söz konusu olabilir.
Ağır metallerin vücuda girme yolları başlıca şunlardır:
Ağır metallerin en tehlikeli olduğu durum besin maddeleri yoluyla vücuda girdikleri durumlardır.
Ağır metal zehirlenmesi belirtileri başlıca şunlardır:
Rita Clinic olarak, hastalarımızın sağlıklarını ve memnuniyetlerini her şeyden üstte tutuyoruz. Ağır metal zehirlenmesi gibi durumlarda kliniğimize başvurarak şelasyon kokteyl gibi tedavi yöntemlerinden faydalanabilirsiniz. Web sitemizdeki iletişim bilgilerinden bizlere ulaşabilir ya da kliniğimizi ziyaret ederek uzmanlarımız ile yüz yüze görüşebilirsiniz.
Şelasyon tedavisinin ne kadar süreceği, hastanın ağır metallerden ne seviyede etkilendiğine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir. Ancak, IV yöntem ile uygulanan şelasyon kokteyl tedavileri genellikle 2 ya da 3 saat civarında sürmektedir. Bu süre uzarsa da ya da yakınlarının stres yapmadan uzman ile durum hakkında konuşmaları gerekir.
Vücutta ağır metal olduğunu anlamak için yukarıda belirtilmiş olan ağır metal zehirlenmesi belirtileri göz önüne alınabilir. Ancak, belirtilerden bir ya da birkaç tanesine sahip olmak, vücutta ağır metal zehirlenmesi yaşandığını düşünmek için yeterli olmayabilir. Yine de bu tür belirtiler yaşandığında hastane ya da klinik ziyaretlerinin yapılması faydalı olabilir.
Hacamat konusu, tıp dünyasında hala çeşitli fikir ayrılıklarına neden olan bir konudur. Ancak, bazı uzmanlar hacamatın ağır metal atılımında yardımcı olabileceğini belirtilmişlerdir. Buna ek olarak ağır metal zehirlenmesi yaşayan birinin hacamat gibi daha geleneksel yöntemlerden önce uzman bir doktora başvurması gerektiğini unutmamak gerekir. Uzman doktor da izin verirse ve ağır metal zehirlenmesi durumu kontrol altına alınırsa hacamat her ihtimale karşın geleneksel bir tedavi yöntemi olarak uygulanabilir.
Genel bir sorunuz hakkında bizimle görüşmek isterseniz aşağıdaki formu doldurun; sizi aynı iş günü içinde arayacağız.
